Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sponsorlu Bağlantılar

Denizbank Reklam

Faiz ‘roller coaster’ındaki beş yılımız

Bu haberin fotoğrafı yok

Merkez Bankası’nın son faiz arttırımıyla birlikte ortaya çıkan zaman grafiği, iniş ve çıkışlardan sonra zirvesine ulaşan bir lunapark treni hattına benziyor. Son 5 yılda ekonomi cephesinde yaşadıklarımızın İngilizce’de inişli-çıkışlı, maceralı süreçleri betimlemek için kullanılan ‘roller coaster ride’ tabirine çok uygun olması, bu grafiği daha da anlamlı hale getiriyor. Maceralı yolculuğumuzun hangi aşamalarının ülkedeki hangi gelişmelere denk geldiğini hatırlamak için sıkı bir hafıza tazelemesine ihtiyaç var. Bu amaçla hazırladığım özeti tclira.com okuyucularının yararlı bulacağını umuyorum.

Faiz ‘roller coaster’ındaki beş yılımız

Faizler bağlamında 2018 yılından bu yana yaşanan gelişmeleri Merkez Bankası’nın 2010 yılında düzenlenmeye başladığı haftalık repo ihalelerinde geçerli olan ve Haziran 2018’den itibaren de politika faizi olarak tanımlanan ‘bir hafta vadeli repo faizi’ üzerinden anlatacağım. Haftalık repo faizinin aşağıda paylaştığım grafiğini daha yakından incelemek isteyenler bu bağlantıyı kullanabilir.

Amerikan kovboyuna karşı çekilen faiz silahı

Grafikte görüldüğü üzere, 2014 yılından 2018’e kadar yüzde 8 civarında neredeyse sabit kalan haftalık repo faizi, 2018 Cumhurbaşkanlığı seçiminin hemen öncesinde 17,75’e yükseltilmişti. Seçim kampanyası döneminde hiç de istenmeyecek bu aksiyon belli ki Merkez Bankası’nın döviz rezervlerini örtülü bir şekilde kullanma yöntemleri henüz geliştirilmediği ve TL’nin daha fazla değer kaybetmesi istenmediği için mecburen yapılmıştı. Seçim sonrasında, tam da yeni hükümet sistemine geçilmiş ve ekonomide büyük atılımlar yapılması beklenirken, ABD ile yaşanan Rahip Brunson krizi döneminde politika faizi yüzde 24’e çıkarılarak döviz kurlarındaki artış kontrol altına alınmış ve yaşanan kur şokunun yaratacağı enflasyonun da geçici olması sağlanmıştı.

Faiz ‘roller coaster’ındaki beş yılımız

128 milyar dolar nerede?

2019 yılının ortalarına gelindiğinde, aynı politika faiziyle bir süre daha devam etmekte ısrarcı olan TCMB Başkanı Murat Çetinkaya görevden alındı ve yerine Murat Uysal’ın gelmesinden hemen sonra faiz indirimleri başladı. Bir yıldan daha kısa bir süre içinde politika faizi yüzde 8,25’e kadar inerken döviz kurlarında önemli bir hareketlenme olmaması herkesi olumlu yönde şaşırtmaktaydı. Bir süre sonra, TCMB bilançosunu takip eden bazı uzmanlar bu mucizenin arka kapıdan rezerv satışı sayesinde gerçekleştiğini ortaya koymaya başladılar. Düşük faiz ortamında döviz kurlarını baskılamak için rezervlerden toplam 128 milyar dolar satış yapıldığı iddiası gündeme bomba gibi düştü. Bu satışın ilk olarak nasıl fark edildiği ve hangi zaman aralığında yoğunlaştığına dair Uğur Gürses ve Kerim Rota’nın Nisan 2021 tarihli yazıları detaylı ve çarpıcı bilgiler içeriyor. 

Aynı döviz varlığının para takasları yoluyla sistem içinde tekrar tekrar dolaştırılmasına dayanan bu sıradışı para politikasının nasıl işlediğini öğrenmek için Kerim Rota’nın artık klasikleşmiş olan, 2 Kasım 2019 ve 25 Aralık 2021 tarihli ‘Con Ahmet’in devri daim makinesi’ yazılarını da tekrar okumakta fayda var.

Naci Ağbal’ı geç bulduk, çabuk kaybettik

Grafiğimize dönersek, net döviz rezervlerindeki erime ciddi boyutlara ulaşıp bu durum yerli ve yabancı piyasa oyuncuları tarafından fark edilince, yani tabiri caizse deniz bitince, Eylül 2020’de 200 baz puanlık bir faiz arttırımı yapıldı. Kasım 2020’de de durumun ciddiyeti kabullenilerek daha kapsamlı politika değişikliklerinin hayata geçirilmesi için TCMB başkanlığı görevine Naci Ağbal getirildi. Görevden af talebi kabul edilen Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın yerine de Lütfi Elvan geldi.

Ağbal göreve geldikten sonraki ilk Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizi yüzde 15’e çıkarıldı. Ancak, bankanın ağırlıklı ortalama fonlama faizi o tarihte zaten yüzde 15’e dayanmış olduğu için, aslında bu fiili durumun resmiyete dökülmesinden ibaret olan bir arttırımdı.

TCMB’nin piyasanın likidite ihtiyacını karşılamak için çeşitli enstrümanlarla farklı vadelerde yaptığı fonlamaların faizlerinin ağırlıklı ortalamasına ‘ağırlıklı ortalama fonlama faizi’ deniyor. Bu oran Murat Uysal döneminin sonlarında olduğu gibi zaman zaman haftalık repo faizinden uzaklaşabiliyor. Zira böyle dönemlerde kağıt üzerinde mevcut olan haftalık repo penceresinden yapılan fonlama kısıtlanabiliyor ya da tamamen durdurulabiliyor. Merkez Bankası’nın yayınladığı veriler incelenerek ağırlıklı ortalama fonlama faizinin son 5 yılda politika faizinden hangi dönemlerde ayrıştığı görülebilir.

Faiz sebep, enflasyon neticedir

Naci Ağbal ve Lütfi Elvan’ın göreve gelmelerinden sonra işlerin değiştiği, rezerv erimesinin duracağı, gerçekçi faiz oranlarının kullanılacağı düşüncesiyle ekonomiye dair olumlu beklentiler yurt içinde ve dışında satın alınmaya başlamışken şok edici bir gelişme yaşandı. Mart 2021’de politika faizinin yüzde 19’a çıkarılmasından kısa bir süre sonra Ağbal’ın görevine son verildi ve yerine düşük faizlerden yana olduğu bilinen Şahap Kavcıoğlu getirildi. Bu değişiklik piyasalarda çalkantıya yol açınca faiz indirimleri birkaç ay ertelense de, Eylül 2021’de “faiz sebep, enflasyon neticedir” söylemleri eşliğinde indirimler başladı. 

Yeni ekonomi modeli Türk Lirası’na tahminlerin çok ötesinde değer kaybettirince 21 Aralık’ta ‘Kur Korumalı Mevduat’ enstrümanı devreye alındı ve döviz piyasası sakinleşti. “Biz bir şey yapmadık” denmişti ama sonradan o günlerde büyük miktarda döviz satışı yapılarak KKM’nin olumlu kur etkisinin büyütülmeye çalışıldığı ortaya çıktı. @e507’nin Twitter’da paylaştığı aşağıdaki grafiğe göre, ‘swap hariç net’ döviz rezervinde o dönemdekine benzer büyüklükte bir erime 2023 ilkbaharında tekrar yaşanacaktı.

Faiz ‘roller coaster’ındaki beş yılımız

Minimum faiz, maksimum büyümeyle seçime gidiş

‘Roller coaster’ yolculuğumuzun belki de en zorlu aşamasında, yani 2021’in son aylarında, politika faizi yüzde 19’dan yüzde 14’e indirildikten ve KKM devreye girdikten sonra, üst üste 7 toplantıda faiz indirimi yapma olanağı pas geçildi. Ancak bu dönemin sonrasında, uygulanan faiz politikasının yan etkileri net bir şekilde görülmüş olmasına rağmen, Ağustos 2022’den Şubat 2023’e kadar süren yeni bir indirim silsilesi başlatıldı.

Buradaki öncelikli amaç 2023 ilkbaharında yapılacak seçimler öncesinde bireylerin ve firmaların ucuz krediye erişimini sağlamaktı. Bir başka muhtemel amaç ise yıllık enflasyonun güçlü bir baz etkisiyle düşmeye başlayacağı bir dönemde, ekonominin gerçekleriyle bağı zaten büyük ölçüde kopmuş olan politika faizinde yeni indirimler yaparak “faiz indirimleri neticesinde enflasyon da düşecek” tezinin doğruluğunu ispatlamaktı. (2022 yılının sonlarında devreye giren olumlu baz etkisinin ele alındığı tclira.com yazım burada.)

Seçimden sonra rasyonalizm akımı

Döviz rezervlerinin yoğun bir şekilde kullanımının ve vatandaşları Kur Korumalı Mevduat’ta tutacak önlemlerin de katkısıyla yüzde 8,50’lik bir politika faiziyle seçime kadar idare edildi ve nihayet seçim sonrasında Hazine ve Maliye’de Mehmet Şimşek ve TCMB’de Hafize Gaye Erkan döneminin başlamasıyla birlikte büyük oranlı faiz arttırımları geldi. Bakan Şimşek’in veciz ifadesiyle “Türkiye’nin rasyonel bir zemine dönme dışında bir seçeneği kalmamıştı” ve yapılan tam da buydu.

‘Roller coaster’ yolculuklarının zirvedeyken sona ermediğini, başlangıç noktasına geri gelindiğinde yavaşlayarak bittiğini biliyoruz. Oysa ki bizim mevcut faiz düzeyimiz 5 yıl önce yola çıktığımız yerden çok uzakta. İnanılması güç de olsa, Naci Ağbal’ın işini kaybetmesine yol açan faiz düzeyinin neredeyse iki katına ulaşmış durumdayız. Rasyonel olarak nitelendirilen mevcut para politikalarının devam edip etmeyeceğini, etse dahi dış etkenlerden dolayı başarılı olup olmayacağını da bilemiyoruz. Bariz politika hataları sonucunda hiç de gerek yokken 21. yüzyılın en çılgın yolculuklarından birini yaptık, vatandaşlar olarak ağır bedeller ödedik ve artık trenin bizi iniş noktasına sağ-salim ulaştırması için sabırsızlanıyoruz.